Kapat

02.06.2015 Banko Maçlar ve İddaa Tahminleri YAYINDA

2 Haziran Banko Maçlar ve Tahminleri

707 Limoges – Nancy
Nancy son 5 ayda ligte sadece bir deplasman maçını farklı kaybetmişti. Serinin ilk maçında pazar günü ise her çeyreği geride kapadılar ve 17 sayı farkla kaybettiler. Limoges fazla top kaybı yaparken rakiplerini çok düşük ikilik yüzdesinde kalması galibiyeti getirdi. Moerman oyunun her alanında harika oynadı.

Nancy’de geldiğinden beri iyi oynayan Kikanovic bu maçta da double-double yaptı fakat düşük yüzdeli oynadı. Falker her zamanki gibi oyunun her alanında faydalıydı. Gladyr da skorda öne çıktı fakat Duggins ve Clark gibi önemli oyuncular beklentilerin altında kaldı. Bençten iyi katkı gelmedi.

Nancy’de ilk maçta oynamayan Pietrus’nun durumu belirsiz. O oynamasa da Nancy’nin bu maçta bir reaksiyon göstermesini ve direnmesini bekliyorum. MS2

706 Sassari – EA Milano
Baştan belirtmem gerekir ki yazım belki Milano’ya oynamayı dahi mantıklı kılacak nitelikte olabilir ama Milano’ya yönelik bir öneri hiç içimden gelmiyor. Yıllardır en üst düzeyde varlığını sürdüren Milano iticiliği ile o yönde bir tahmini sunmam zor.

Serinin ilk iki maçı sonunda 1-1’lik eşitlik bulunuyor. İşin garibi ikinci maçta beğendiğim Sassari kaybederken, birinci maçta pek de iyi bir performans sergileyemeyen Sassari kazanmıştı. İlk maçtaki Sassari galibiyetinde en büyük pay açık ara Milano’nundu.

Sassari, İtalya’da yüksek tempo basketbol konusunda en etkin takım olarak görülür. Fakat onların genel olarak rahatlığa dayalı hücum tarzlarının yarattığı en büyük zaaflardan biri de rakibe tanınan oldukça rahat hızlı hücum şanslarıdır. Yani Sassari’nin hücum anlamında artısı gözüken şey aslında savunma anlamında da en büyük zaaflarından biri.

İlk maçta Milano ile Sassari arasında yüksek tempoda giden maçta Milano ciddi bir avantaj sahibiydi. Oyun üstünlüğü bir anlamda onların elindeydi. Son çeyrekte ne olduysa sabit mantık ile Milano tempoyu düşürme yoluna gitti. Açık sahada, yüksek tempoda üstünlük kurduklarını gördükleri Sassari karşısında düşük tempo ile maçı kontrol etme düşüncesi nasıl bir bakış açısının ürünü bilmiyorum ama onların yararına bir bakış açısı olmadığını maçın sonunda gördük.

Milano, savunma zaaflarını say say bitiremeyeceğiniz Sassari’ye son çeyrekte sadece 7 sayı atabildi. Bunu gerçekten Sassari’ye karşı başarmak başlı başına büyük marifet. Sassari, Milano’nun bir oyuncunun elinde geçen saniyeler sonucunda hiçbir sonuç doğurmayan hücumlarının kendi lehlerine yarattığı hızlı hücum şanslarını çok iyi şekilde değerlendirerek 7-20 son çeyrek skoru ile maçı kazanmayı başardı.

İkinci maçta Milano’nun maç başında daha kararlı bir görüntüsü vardı. İstediklerini daha net sahaya yansıttılar. Sete sette Samuels üzerinden dönen hücumlarda Sassari’nin sıkıntı yaşamasıyla önemli bir avantaj elde ettiler. Fakat sonrasında Sassari yine bir reaksiyonla maça dönmeyi başardı ama sürdürülebilir bir etkin performans koyamadıklarından maçı kazanan taraf Milano oldu.

Milano ile ilgili yazmaya kalksam düşüncelerim yaz yaz bitmez zaten. Kalitenin bu sene yerlerde süründüğü, kendi güçlerine yaklaşamayacak bir rakipleri bulunmayan ortamda tek görevleri şampiyonluk olan bir takım daha kötü nasıl olur bilmiyorum. Euroleague’de de etkin olamadınız ki beklenen sadece kat kat üstün olduğunuz kadronuzla size göre alt seviyede kalan takımlara karşı bir İtalya Ligi şampiyonluğu… Zaten onu kazandığınızda öyle bir algı var ki dünyanın en büyük takımı olarak tanımlanacağınız bir ortamdasınız. Ama gel gelelim hala saçma sapan haller ile sorunlar yaşıyorlar.

Bu seriyi Sassari’nin geçmesini yürekten isteyen biriyim. Ama oyun anlamında, kalite anlamında Milano’nun artılarını görmeme engel bir durum da değil bu. Bu maç özelinde ise üst tahminim var. Bu seri için yüksek baremler belirleniyor aslında ama Sassari’nin sahasında Sassari’nin de artan hücum performansı ve özgüveni ile daha yüksek skorlu bir maç olabileceğini düşünüyorum. Sonuçta Sassari’ye yönelik ekstra bir dış etken savunma anlamında değil hücum anlamında artılar kazandırıyor. Yüksek baremden kaynaklı risk taşısa da ben bu maçta yüksek skor çıkacağı düşüncesindeyim. (Üst – 168,5)

704 Zielona Gora – Turow Zgorzelec
Serinin ilk maçında ilk çeyrek başında 17-2’lik seri ile öne geçen Zielona Gora, üçüncü çeyrekte 23-10’lık seri ile farkı açmış olsa da Turow 27-11’lik seri ile skoru dengelese de Collins’in son 3 dakikadaki 11 sayısı ile Zielona Gora kazanmıştı. İkinci maçta ilk maçın kopyası gibi oluştu. Turow iyi bir başlangıç yapıp 14 sayı öne geçse de 15-0’lık bir seri ile öne geçti ve yine üçüncü çeyrekteki seri ile maça ortak oldu ve hatta öne de geçti ama son dakikalarda sayı bulamamaları ile kaybettiler.

Turow iki maçta da rakibine ribaundlarda üstünlük kurdu. Collins iki maçta da çok etkiliydi. Zielona Gora’da ilk 2 maçta Koszarek etkiliydi. Hrycaniuk ve Cel daha iyi oynayabilir. İlk maçta çok düşük dış şut yüzdesi ile oynadıktan sonra ikinci maçta bu kez daha yüzdeli oynadılar.

Zielona Gora son 5 iç saha maçında rakiplerini 63 sayı ortalamasında tuttu. Zielona Gora bu sezon Polonya’da 19 iç saha maçının sadece 1’inde 80 üzeri sayı yedi. Son 6 deplasman maçını kazanan Turow da son 5 deplasman maçında 80 sayı yemedi. Ocak ayında Zielona Gora, Turow’u sezonun en düşük skoru olan 70 sayıda tutup kazanmıştı. Yine tempoyu düşürüp rakiplerini bozacaklarını ve kazanabileceklerini tahmin ediyorum. ALT

703 Bayern Münih – Alba Berlin
Son şampiyon Bayern Münih, bu sezon final öncesi elenme tehlikesi yaşıyor. Saha avantajına sahip Alba Berlin sahasında oynayanların farklı kazandığı seride 2-1 önde. Son maçta son çeyrekte fark 4 sayıyken Micic’in çemberin içinden çıkan turnikesinin ardından ribaund mücadelesinde Bryant’ın yaptığı centilmenlik dışı faul ve ardından hücumda bulduğu sayı ile ivmeyi yakalayan Alba Berlin farka koştu. Üçüncü çeyrekte 30 sayı atan Bayern Münih son çeyrekte 14 sayıda kaldı.

1997-2003 arası üst üste 7 kez şampiyon olduktan sonra Alba Berlin son 11 senede sadece bir kez şampiyon olabildi. Son maçta Redding ve Renfroe oyunun her alanında harika oynadı. McLean istikrarlı katkısını sürdürüyor. Bir önceki maçın aksine yüksek dış şut yüzdesi ile oynadılar. Bayern Münih seri boyunca çok düşük dış şut yüzdesi ile oynadı. Micic ve Djedovic ilk maçların aksine daha faydalı oynasa da sonuç değişmedi.

İki takım arasındaki son 18 maçın 15’inde sahasında oynayan takımlar kazandı. Bayern Münih son 17 iç saha maçında 16 galibiyet aldı. Son 4 iç saha maçında 75 sayı yemediler. Yüksek skorlu bir maç olmayacağını ve Bayern’in kazanacağını tahmin ediyorum. ALT

702 Paok – Panathinaikos
Panathinaikos seride beklenildiği gibi ilk 2 maçı sahasında farklı kazanmayı başardı. Tabi PAOK ilk maçın aksine ikinci maçta ikinci çeyrekte müthiş bir seri yakalayarak ilk yarıyı önde kapasa da üçüncü çeyrekte güçlü rakibi karşısında direnemeyip farklı geri düştüler.

PAOK zaten rakibi ile kıyaslanabilecek bir kadroya sahip değilken son dakika sakatlığı ile takımın pivotu Vaughn’un iki maçta da oynamaması büyük kayıp oldu ve boyalı alandan sorun yaşadılar. İki maçta da fazla top kaybı yaptılar. İlk maçta Margaritis ikinci maçta Carter öne çıktı. Panathinaikos’da Mavrokefalidis ve Fotsis iki maçta da iyi bir grafik sergiledi. İlk maçta oynamayan Diamantidis ikinci maçta 1/8 şut attı. Pappas ve Gist yok. Morgan ve Cooper takıma adapte olamadı.

Panathinaikos’un bu sezon Avrupa dahil olmak üzere en ağır mağlubiyetlerinden biri Ocak ayında PAOK deplasmanında 17 sayı farkla gelmişti. Bu sezon ligte Olympiakos deplasmanı dışında hiçbir deplasmanda 78 sayı yemediler. PAOK bu sezon sahasında 15 maçta 13 galibiyet aldı. Düşük tempolu az skorlu bir maç olmasını bekliyorum. PAOK’un da kolay pes etmeyeceğine inanıyorum. alt