Kapat

15.05.2015 Banko Maçlar ve İddaa Tahminleri YAYINDA

15 Mayıs Banko Maçlar ve Tahminleri

Android telefon kullananlara müjdemiz var ! bankotahminler9.org mobil uygulaması Güncellendi. Bu güncellemede bildirim özelliği geldi ve bu özellik ile size özel Banko Kuponlar , Hazır Kuponlar , Banko Maçlar, İddaa tahminleri paylaşıldığı an bildirim alacak ve Kazanma şansınızı %100 arttıracaksınız  yüklemek için  buraya tıklayın. Uygulamayı yükledikten sonra lütfen uygulamaya mail adresinizi yazarak yorum atın ve 5 yıldız verin.

733 Real Madrid – Fenerbahçe
4 yıldır izlemeyide yazıp çizmeyide en sevdiğim Eurolig bu haftasonu Şampiyonunu buluyor. Şahsen benim açımdan çok keyifli bi maraton olcağı kesin. Temsilcimiz Fenerbahçe’nin de bu 4’lü finalde yer alması ayrı bir gurur kaynağı. Yazıya başlarken şunu söyliyim, kesin bir tercihim yok yazarken kafamda birşeyler netleşir elbet. Biraz uzun olur, o yüzden hacı sonuca gel diye sadece bahis gözüyle bakacaklar pek okumasın bezerler. İki takımı da ayrı ayrı ele alacağım.Hadi başlayalım 🙂

REAL MADRID:

1. Son 2 senenin finalisti Madrid, final kabusu yaşayan yaralı Madrid, ev sahibi Madrid, Avengers gibi kadrosuna rağmen hala başarıya ulaşamayan Madrid… Evet ev sahibi olmanın avantajı, taraftar, atmosfer herşey onlar adına pozitif görünse de bazen güzel görünen şeyler negatif etki yaratır. Bunu Efes serisinde gördük. Madrid’li oyuncular o kadar stres altındaydı ki ikinci çeyreklerin hepsinde inanılmaz seriler yediler.
2. Real neden o beklenen seviyeye ulaşmadı? Neden herkesi ezip geçemiyor? Evet harika bir hücum potansiyelleri olsa da savunmada da bir o kadar aksıyorlar. İki iş bir arada yürümüyor. Rodriguez kenardayken yaratıcılık anlamında sıkıntı yaşıyorlar. Çünkü hep dediğim gibi Llull 2 numarada daha verimli bir oyuncu.
3. Sergio, Rudy ve Llull, hatta Carroll mükemmel bir guard dörtlüsü var. Rudy forvet de olsa ‘her işi yaparım abi’ tarzında bir oyuncu olduğu için takımın en güçlü yerine aldım onu da. Moskova kaplanı Jaycee yaşadığı sakatlık sonrası eski formundan uzak gözüksede her zaman için çok tehlikeli bir hücum silahı. Llull dış atışlarıyla çok tehlikeli olabiliyor, ki ona özel oyun hazırlayıp fazlasıyla iyi kullanıyorlar. Rudy zaten fundamental olarak çok yetenekli, hem dış şut, hem penetreleriyle etkili artı savunma konusunda da oldukça hırslı. Tanrı Rodriguez bu sene geri planda kaldı, Madrid’in rakiplerini ezememesinin en büyük sebebi bu. Sergio hem sayı üretmekte hemde oyun görüşü olarak takımın bir numaralı ismi. Rodriguez takımın beyni, Rudy ise kalbi desek doğru olur heralde.
3. Uzunlar konusunda çok domine olmalarını beklerken, hala Mirotic’i arayan bir görünüm içerisindeler. Ayon Meksika milli takımındaki performansından sonra bulunmaz nimet gibiydi ama çok domine edemedi Avrupayı, hoş son maçlarda etkili oluyor. Reyes amca hala hücum ribaundu sorumluluğunu üstlenip yoktan sayılar buluyor. Bourusis’in pabucu dama atılmış vaziyette. Nocioni gençliğindeki halinden çok uzak fakat hala çok tehlikeli bir şutör.
4. Parçalara bakarsak Fenerbahçe bence bir adım daha öne çıkıyor. KC Rivers, Maciulis, Campazzo bu sene pek tutunamadılar. Rivers’ın Efesten aldığı ilk maç dışında ahım şahım bir oyunu hiç olmadı, tabii ki çok yetenekli oyuncular ama sorumluluktan uzaklar.
5. Real’in zayıf kalbine gelirsek ilk olarak içeri drive eden uzunu savunmakta güçlük çekiyorlar. Bu noktada kilit adam Nemanja Bjelica!! İçeri gömüldükleri anlarda Goudelock ve Bogdanovic dış şut bombardımanına başlarsa bir anda afallayabilecek bir potansiyelleri var.
6. Real’in en büyük artısı taraftardan ziyade 2 senedir Laso önderliğinde aynı çekirdek takımla mücadele ediyorlar, birbirlerini çok iyi tanıyorlar. Profesyonel basket oynayan herkes bunun önemini bilir.

FENERBAHÇE:

1. Herşeyden önce Obradovic’i can-ı gönülden kutlamak lazım. Takımın buraya gelmesindeki aslan payı onun. Oyunu çok iyi okuyor, rakibi çok iyi analiz ediyor. Maccabi serisinin ilk maçında Pargo nasıl durucak gitti maç off derken akıl almaz şekilde Kenan’la harika durdurdu Pargo’yu.
2. Şimdi bu maçta da önemli olan bu, dış şutörleri ve Rodriguez’i durdurmak. Sakatlıktan çıkan antreman eksiği olan bir Rudy’i Emir’de yavaşlatabilir. Ben Obradovic’in oyunun gidişatına göre tercihler yapacağını düşünüyorum. Savunmamı aksıyor al Kenan Sipahi’yi Emir’i hücumda dış şut mu bulamıyorsun koy Goudelock ve Bogdanovic’i.
3. Hickman’ın tecrübesine burda çok ihtiyaç duyulurdu elbet, ama 2 senedir hep yazarım Zisis en beğendiğim oyun kuruculardan biridir Avrupa’da. Onun liderliğine fazlasıyla ihtiyaç duyabiliriz.
4. Real’i yenmenin sırrı pota altı egemenliğinden geçiyor. Onları içeri çekip Goudelock ve Bogdanovic’e hatta Emir’e dış şutlar yaratabilirsek ve isabet sağlarsak maçı kazanmaya bile götürebiliriz.
5. Şimdi neden boyalı alan önemli. Öncelikle Real’in yumuşak kalbinden bahsettim. İçeri drive eden uzun. Bjelica bu konuda ayak olarak Real uzunlarından hızlı, Herşeyden önce çok faul aldırabilir. Ve Uçan Adam Vesely!! Bi kere zıplayamayan Reyes ile eşleşirse izleyin curcunayı. Uzun kolları ve atletizmiyle Vesely senenin başından beri yazdığım gibi Avrupa’nın kesinlikle en iyi uzunlarından. Kazanma hırsıyla bir anda durduralamayacak bir hal alabiliyor, artı Bjelica kadar olmasada içeri driveları da etkili olur. Maçın bir başka kilit adamı olucaktır ‘Beyazlar beceremez’ lafına tepki olarak doğmuş uçan çocuk.
6. SEmih ve Oğuz’u da burda kullanabiliriz. Fiziksel mücadelede yaşlı Real uzunlarını yormak önemli. Takımlar arasında kesinlikle bir tecrübe farkı var, ama kadro açısından bakarsak sene başında Fenerbahçe Avrupa’da en iyi kadroya sahip 3. takım demiştim, hala tezimin arkasındayım 🙂

SONUÇ: Fenerbahçe doğruları yaparsa Real eskisi gibi yenilemeyecek bir takım değil. Bir final neden olmasın. Ben Efes gibi kaosa sürüklenecekerini sanmıyorum, Obradovic bambaşka bir hoca. Takımı bir şekilde oyunda tutar. Carroll, Llull, Nocioni yada ekstra bir parça işin içine girmezse Real maçı koparıp alamaz. Umarım lehimize bir sonuç olur, ama nolursa olsun kesinlikle senenin en güzel maçlarından birini izleyeceğimiz kesin… 2 takımda hücum anlamında yetenekli isimlere sahip olsalar da ben maçın ciddiyeti açısından savunmalara daha çok önem verilmesini bekliyorum. Real’i uyutursanız kazanırsınız…

732 CSKA Moskova – Olimpiakos
CSKA Moskova, Euroleague’de son olarak 2007-08 sezonunda şampiyon oldu. Bu sezonla beraber üst üste 4.kez Final-Four yapmayı başardılar. Tabii çok büyük bir bütçeye sahip olduklarını düşünürsek, bu durum sürpriz değil. Hatta CSKA için geçen bu son 3 yılı hayal kırıklığı olarak nitelendirebiliriz. 2011-12 sezonunda Olympiakos’a karşı 20 sayı önde oldukları maçı kaybetmişlerdi. Bir sonraki sezon aynı Olympiakos’a karşı bu defa yarı finalde teslim oldular. Geçtiğimiz yılda Maccabi karşısında yine son periyotuna çift haneli bir farkla girdikleri mücadeleyi dramatik bir şekilde kaybetmişlerdi.

Üst üste yaşanan bu hayal kırıklıklarının ardından CSKA, bu sezon bütçesi ve kurduğu kadroyla kupayı ne kadar istediğini sezon başında göstermişti. Özellikle Nando De Colo hamlesi onlar adına değerli oldu. De Colo’nun performansı Teodosic’i de net bir şekilde yukarıya çekiyor. Top 16’nın ikinci bölümünde son olarak takıma katılan Kirilenko’da özellikle Panathinaikos serisinde çok etkili oynadı. Onun bu performansı final-four öncesi İtoudis’in de elini güçlendiriyor.

Olympiakos ise Euroleague’de üst üste iki sezon yaşadığı zaferin ardından geçtiğimiz yıl çeyrek finalde Madrid’e elenmişti. Bir yıllık aranın ardından tekrar final-four yapmayı başardılar. Barcelona serisinde açıkçası onlara şans tanımıyordum ama serinin ikinci maçında ele geçirdikleri ev sahibi avantajını iyi kullandılar. Onlar için takımın her şeyi yine Spanoulis. Spanoulis’in devrede olmadığı serinin ilk maçında ne kadar sıradan bir takım olduklarını bir kere daha görmüştük. Sakallı devrede olduğunda Printezis, Lojeski, Mantzaris ve Petway gibi yan parçaların verimliliği çok daha farklı oluyor.

Bu iki takım son 4 sezonda 3.kez Final-Four’da karşı karşıya geliyor ve ilk ikisinde gülen taraf Olympiakos olmuştu. Olympiakos’un mutlaka yine sürpriz yapma potansiyeli var ama bu defa belirttiğim gibi De Colo faktörü var. Teodosic’i yine kontrol dışına çıkarsalar bile bu defa yetmeyebilir. CSKA’nın 3.kez rakibine teslim olmayacağını ve adını finale yazdıracağını düşünüyorum.MS1

746 Bonn – Ulm
Serinin ilk 2 maçını deplasman takımları kazandı. İlk maçta iki takım da çok düşük dış şut yüzdesi ile oynamış ve Bonn üçüncü çeyrek ortalarında 16 sayı önde olduğu maçta son çeyrekte sonlara doğru verdiği 15-2’lik seri ile rakibin öne geçmesine engel olamamış ve son dakikada da hücumlardan yararlanamayınca kaybetmişti. İkinci maçta da Bonn önde götürdüğü maçta rakibin son çeyrekte öne geçmesine engel olamasa da bu kez son dakikalarda yakaladığı 7-0’lık serinin avantajı ile galibiyete uzandı.

Bonn ikinci maçta 8 oyuncudan en az 7 sayılık katkı aldı. Ulm’da Schwethelm, Guenther ve Rush gibi oyuncular kötü bir seri geçiriyor. Bonn, Almanya liginde üst üste 11 iç saha maçını kazandıktan sonra son 2 iç saha maçında Ulm’a son anlarda kaybetti. Ulm’un Ekim ayından beri ligte deplasmanda 80 sayının altında kaldığı tek maç bu serinin ilk maçıydı ki o maçta iki takım da çok düşük yüzdeli oynamıştı. Bu kez 80’in altında kalmayacaklarını ve bir önceki maça benzer yüksek skorlu bir maç olacağını tahmin ediyorum. ÜST

Malesef buraya daha fazla maç yorumu ekliyemiyoruz. 15 Mayıs Cuma Günü bültendeki maçların tüm yorumlarına aşağıdaki butonlardan ulaşa bilirsiniz Şansınız bol olsun

Futbol TahminleriBasketbol Tahminleri